Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Gediz Deltası'nda Moloz İstemiyoruz!
Gediz Deltası'nda Moloz İstemiyoruz!

Duyuların Körleştiği Alan: Gediz Deltası

“Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz” der William Shakespeare. İnsanoğlu duymak istemez Gediz Deltası’nın çığlığını. Çünkü eğer onu duymaya cesaret ederse en büyük korkusuyla baş başa kalır:
Vicdanıyla hesaplaşmak. İnsanoğlunun en büyük korkusudur kendi vicdanıyla muhakeme etmesi. Onu bir kez bile duyup dinlemesi insanın daha çok sahip olma, daha çok kazanma ve daha çok harcama dürtülerinin biraz da olsa körelmesine neden olması ve doğanın da bu dünyada yaşamaya hakkı olduğunu düşünmeye başlayarak en büyük rant kapıları olan sulak alanlara zarar vermekten vazgeçmesi anlamına gelir. İşte bu yüzden insan Gediz’de devamlı sorun yaratır, onun çığlığını duymamak için sürekli Gedize moloz ve çamur döker. Ne kadar üstünü kapatırsa Gedizin sesini o kadar duymayacağını düşünür ve bu gözü dönmüş tavırla kendi vicdanından da kolaylıkla kaçmış olur. Ama bilmez ki bunu yaptıkça Gedizin bize daha çok seslendiğini ve bu dünyada kendi vicdanını dinleyip Gedizin sesini herkese duyurma görevini üstlenmiş insanların da olduğunu.
Ege Doğal Yaşamı Koruma Derneği vicdanının sesini dinleyip Gedizi her şekilde dinleyen ve duyan derneklerden biri. EgeDoğa kurulduğu yıl olan 2003’ten beri Gedizin sesi olmuş ve onu susturmaya çalışan kişilerle savaşmıştır. Bu savaş çoğu kez zorlayıcı olsa da bu bizi yıldırmamış, tersine bu kişi ve kurumlarla daha da mücadele etmemize neden olmuştur.
Önceki yıllarda döktükleri çamurlar yetmedi, yüzlerce kuşu çamurun altında bırakmaları yetmedi, binlerce okaliptus ağacı dikip Gedizin suyunu çekmeleri yetmedi, son olarak da 1. derece doğal Sit statüsüne sahip olan ve Ramsar Sözleşmesiyle korunan Homa Dalyanı kıyılarına yol iyileştirme gerekçesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından moloz döküldü. Yıllardır yaratılan sorunlarla boğuşan Gediz bir sorunla daha mücadele etmek zorunda bırakıldı.  Buna “nasıl bir insanlık” yerine ancak “ nasıl bir insansızlık” diye sorulabilir. Çünkü yapılan bu eylemde insanlık denen olgunun kırıntısı dahi yok. Bu nedenle yapılan bu insansızlığa tepki göstermek için Doğa Derneğiyle birlikte hemen harekete geçtik ve 13 Aralık 2009 Pazar günü Kuş Cennetinde bir etkinlik gerçekleştirdik. Gediz için çok önem taşıyan bu günde İzmir’de bulunan birçok sivil toplum Kuruluşu etkinliğe gelerek Gedizin sesi oldu.



  
   
  13 aralıkta gerçekleşen etkinlik, Karşıyaka Vapur İskelesinden Kuş Cennetine kadar bisikletçi arkadaşlarla ve diğer sivil toplum kuruluşu üyeleriyle birlikte Kuş Cennetine kadar kortej yaparak başladı. Daha sonra Homa Dalyanında bir basın açıklaması yaptık ve dalyanda yaptığımız basın açıklamasında alanın ulusal ve uluslar arası koruma statülerine sahip olmasına rağmen yeterince korunmadığını ve var olan sorunlara her geçen gün yenilerinin eklendiğini anlattık. Ayrıca alanın sahip olduğu ekolojik özelliğin ortadan kalkmaması için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin alanı  bir an önce molozdan arındırması gerektiğini belirttik. Etkinlik,basın açıklamasının ardından “Gediz’de Moloz İstemiyoruz” şeklinde pankart açarak son buldu.

Bu önemli günde bizi yalnız bırakmayıp, buz gibi bir havada,yağmur, çamur dinlemeden Karşıyaka’dan Kuş Cennetine ve birçok noktaya kadar bisikletleriyle gelip Gedize destek veren İzmir Bisiklet Derneği, Ege Üniversitesi Bisiklet Topluluğu ve Ege Pedal’a; her zaman yanımızda olan Sualtı Araştırmaları Derneği ve Ege Üniversitesi Doğa Gözlem Topluluğu’na; Gedizi çektikleri fotoğraflarla insanlara tanıtan ve korunmasında büyük katkıları olan İzmir Doğa Fotoğrafçıları’na; etkinliğe katılamasalar da desteklerini her zaman hissettiğimiz Doğal ve Kültürel Çevre İçin Yaşam Girişimi ve Ege Çevre ve Kültür Platformu’na; aramıza ilk kez katılan ve bundan sonra da yanımızda olacağına inandığımız Toplum Gönüllüleri Vakfı’na Gediz adına çok teşekkür ediyoruz.

 
< Önceki   Sonraki >